It may be quite hot out there for tea but a nice ice-tea would go good with our salad, "kısır" :)
Bulghur is the main ingredient, that is why i love this food so much :D
Bulghur is my life... Yes, definitely true! Especially the thin bulghur... I can survive with it only ^^ How crazy :D
And when you make something that often you discover many ways to serve it :D and also many ways to make it quick.
I will make sure to take more photos :D These are'nt enough, I guess -_-
Let's go to the ingredients
- 2 onions
- Some oil
- 1 spoonful of tomato souce (salça)
- 1 spoonful of red pepper souce ( biber salçası)
- Some black pepper, dried peppermint (kuru nane), red pepper, thyme
- Half spoonful of salt
- 3 glasses of thin bulghur
- 1 glass of hot water
- 1 lemon
- A bunch of parsley, lettuce and fresh onions (the green parts mostly)
- Tomato
- Cucumber
- Cucumber pickle, sweet red pepper pickle or grilled hellim cheese
Basic one served with lemon slices :)
with cucumber pickle and carrot *-*
with sweet pepper pickle :)'
with grilled hellim ^.^
with tomato and cucumber
and
tea
;)
First we're putting the bulghur in a big cup and adding hot water, then closing the top to make the bulghur swell up.
Secondly chopping the onions into little pieces, putting them into a pan, adding enough oil to roast them. Then roasting the onions slowly at a low heat for a long time (that's what makes them more delicious).
When the onions are caramelized, we are adding hard tomato and red pepper souce, all the spices and salt. Baking them just for seconds is enough.
Thirdly we take the onion souce to the cup where the bulghur become edible :D Mixing them is the next thing and also adding the lemon juice at this point is ok.
Last step is chopping the vegs. We can add chopped parsley, lettuce and fresh onions to our big cup ;)
As they join the party it is time to party :D
Our best choice, the "kısır" is ready!
You can decorate as you wish... or you can get inspired from the photos above :D
Çikolata gibi artık çileği de her şeye maydanoz etmeye başladım :D
Ama bu sefer gerçekten maydanoz oldu, maydanozun yerine yumurtalı yeşil salataya dahil oldu :)
Tadı mı?
Ben beğendim, hafifletici ve canlandırıcı...
Görüntüsü ise fevkalade!
Önce bir bakın sizce nasıl görünüyor, sonra da malzemeleri açıklayalım,
Nasıl? İnsanı tam gözünün bebeğinden vuruyor değil mi? ~~ Beni kalbimden vurdun, gözün aydın ~~
Her ne ise, biz malzemelere geçelim iyisi mi :)
Malzemeler
- Marul / Kıvırcık
- Domates
- Haşlanmış yumurta
- Sıvı yağ
- Tuz
- Karabiber ve pul biber isteğe göre
- Limon
- Kekik (Dağ Kekiği)
- Çilek
Marul ve domates iyice yıkandıktan sonra iri parçalarla tabaktaki yerini alınca haşlanmış yumurta da onlara eşlik ediyor ve çilekler de kendilerini "Ben de gitcem, ben de gitcem" diye parçalayınca onu da yanlarına yolluyoruz. Üzerlerine taze sıkılmış limon suyu, çok az tuz, kekik ve sıvı yağ gezdirince de amacımıza ulaşıyoruz ^^
Ufak tefek aksiliklerin ve sıkışık programımın üst üste gelmesiyle oluşan buhranı atlattık sayılır. Yine de ramazanda olmamızın ve sıcaklarla yakın temasta kalmamızın etkisiyle işlerin yavaşladığını kabul etmek gerekir :) Anlatmak istediğim şeyin, yayınlarımızdaki uzun süreli aralar olduğunu fark etmişsinizdir :D Gerçi, belli olmaz, elimde birikmiş anlatacak o kadar çok şey var ki, hepsini sizlerle birlikte tekrarlamayı dört gözle bekliyorum.
Oruçlu olan insanlarımızı düşünerek bugün yiyecek bir şeyler yerine çanta yapmaya karar verdim :D
Gönül isterdi ki yapım aşamalarını da fotoğraflayabilseydim, fakat elime işi alınca sanırım başka bir şey görmüyor gözüm ^^
Uzay boşluğunda hayal ederek tek tek çekeceğiz iğnenin ucundaki ipi, gerçi dikiş kısmını makine yapacak da, neyse :D
Malzemeler
- Kumaşımız suni deri
- İç astarı için uygun herhangi bir kumaş
- İpimiz ince misine
- Dış dekorasyon için metal zımbalar
Yassı oluşu nedeniyle "Yaprak Çanta" adını verdiğim namı diyar portföyler yapılışının diğerlerine nazaran kolay oluşuyla listemizde ilk sıralarda yer alıyor. Başlayalım mı?
Kumaşçıya gidip planladığımız çanta eninden iki santim fazla döşemelik deri adıyla satılan, kalın suni deriden alıyoruz. (40cm)
Çantanın boyu olarak istediğimiz ölçünün üç katını hesaplayarak kumaşın eninden kesiyoruz. (51cm)
Elimizde büyükçe bir dikdörtgen oluşacak, bu dikdörtgeni üç eş dikdörtgen denk gelecek şekilde içerden çiziyoruz. Çizim yerlerinde içe katladığımızda çantanın ilk halini göreceğiz :)
Şimdi astarını hazırlayalım.
Her şeyi göz kararı yapınca açıklaması da zor oluyor böyle işte -_- Açıkçası anlatabileceğimden emin değilim, üzgünüm. Yine de deneyeceğim.
Astar kumaşını da deriden hazırladığımız dikdörtgen ile aynı ölçülerde alalım. Üç eş parça olarak düşündüğümüz kısımlardan ilk ikisini birbiri üzerine katlayıp kenarlarını dikelim.
Üstte serbest kalan dikdörtgen kapağın astarı, altta birleştirip torba oluşturduğumuz kısım da çantanın iç astarını oluşturacak.
Dikiş artıkları derinin içiyle astarın dışının karşılaştığı yüzeyde kalacak, yani temiz görünen kısın torbanın içte kalan kısmı olacak, dikkat edelim, ters yerleştirmeyelim :)
Deri içinde aynı kapak ve torba kısımlarını kumaşı bu kez tersten dikerek oluşturuyoruz. Sonrada düzünü çeviriyoruz. Kapak kısmında kenarlarda fazlalık görünen bir veya yarım santim olacaktır. İşte o fazlalığı kapağın içine doğru çevirip dikiyoruz. Kapakta üç kenarlı çerçeve görünümü oluşacak, astarı da kapağa aynı şekilde kenarlarını bu kez dışa kıvırarak dikeceğiz. Şöyle ki; deri içeri astar dışarı aynı şekilde kıvrılıp birbirlerine buluşturulacak.
Astarın torba kısmını da derinin torba kısmına yerleştirip çantanın ağız kısmı adını verdiğimiz yerden birbirine dikeceğiz, aynı teknikle, kenarları kıvırıp kıvırıp :D İçinizden "Bu ne, be! Onu çevir, bunu kıvır, dikiş mi Kpss sorusu mu belli değil!" dediğinizi duyar gibiyim. İtiraf etmek gerekirse püf noktaları olan bir iş ve görerek öğrenmek dışında yapılabilecek pek bir şey yok gibi... Ayrıca aşırı derecede sabır isteyen bir iş, ya da bana öyle geldi... Sabırlıyımdır da ama...
Olsun, zor olsa da karmaşık olsa da, en azından aklınızda bir eskiz oluşturabilir, pes etmeyelim şimdi ^^
Eğer köşelerin hakkından gelebildiysek (kıvırmalarda en sinir bozucu noktalardır kendileri), ölçüleri dar ve ya çok geniş bırakmadan astarla deriyi uyumla birleştirebildiysek ve hala yaşıyorsak artık bir çantamız var demektir :D Gülünecek ne var demeyin, maksat ortam yumuşasın :)
Zımbaları da önce yıpranacak köşelere sonra da istediğimiz gibi bir desen belirleyip kapağın ön yüzüne yerleştirip kenetliyoruz, kenetleme işini sert bir cisimden yardım alarak da yapabiliriz. El ile de çok zor olmuyor, siz bilirsiniz...
Unuttuğum bir şey yoksa bu kadar. Ayrıntılı fotoğraflar da eklemeyi düşünüyorum, daha sonra :]
Gösterdiğiniz sabırdan dolayı teşekkür ederim.
Umarım siz de sevdiğiniz bir el emeğinizi taşımanın tadını alırsınız ^.^
Merak insana neler yaptırıyor, denemekten çekinmeyin, illa ki bir şey öğrenirsiniz :D
Sevgiler...
Son günlerde ritmine tutulduğum bir şarkıyla yazımızı noktalayalım diyorum, sakıncası yoksa en az bir kere dinleyin, seveceksinizdir, klipi izlemeseniz de olur, azıcık o_O
Yazılarımıza eşlik eden fotoğrafların yenilenmesi süresince sıkıcı bir görüntü sergileyecek olan bloğumuz için siz biricik güzel okurlarımızdan sabır talep ediyoruz :)
Bir dolu da işim var ama halledeceğim, korkmayın :D
Teşekkür ederim.
/
We are asking for patience from our precious beautiful readers during the time we will have repairing our photografs in this blog :)
Untill we manage you have to see boring wievs, sorry for that :D
Although I am very busy, I will get things done as quick as possible :*
The strawberries are from a field in Bursa, our beautiful green city.
I washed and then dried them. Why?
to put them to the frozer...
waited till they get truely dried and packed them carefully.
You can use them anytime in a year, I guess :)
Frozen strawberries!
with icecream? Sounds good!
^o^
For the pancakes, cook them with some sugar in a pan, or use fresh. Your choice :)
But that looks amazing *-*
Red and delicious...
I've just realized that I love strawberries, SO MUCH!
Why baby, why?
:D
Yammy!
May it be fruit, health and life!
and a sweet song, too. Relaxing sounds...
Where are you? What are you doing? - B.A.P
a long name for a song, isn't it? However, London looks fascinating :)
"Aa, yoo, ben çikolata sevmem, tadı hoşuma gitmiyor." diyen biri var mıdır acaba? Şu cümleyi kuran birini zihnimde canlandıramıyorum bile, ilginç...
Bu günün temel konusu çikolata olmasa da kaplama itibariyle kendini öne çıkarıyor. Ne kaplıyoruz, sorusuna gelince, her şey mümkün olmakla birlikte biz havuçlu bisküvili toplar diye adlandırılan lezzet harikalarını çikolata banyosuna alacağız. Basit bir şekilde yuvarlak yapılabilen bu topları biz mini kalıplarda şekillendirip çikolatayla kapladıktan sonra gerçek kutu çikolatalardan görünüm itibariyle farkı kalmayacak.
Son derece hoş ikramlıklar olmakla beraber, çok fazla yoğun çikolata yerine bir nebze daha sağlıklı olduğunu düşünebileceğimiz havuçlu iç hatlarıyla ilgileri üstünde toplayabilecek bir tarifimiz olmuş olacak :)
Havuçlar ayıklanıp rendelenir ve tereyağıyla ağır ateşte kavrulur. Kavrulup kendinden geçmiş havuçlara şeker eklenir ve ateşten alınır. Karışıma tarçın ve vanilya eklenir, soğumaya bırakılır.
(Fotoğraftaki elma ve havuç karışımı)
Bisküvileri toz haline getirelim, soğumuş havuçlarla karıştıralım ve yoğuralım. Birbirini tutar kıvama geldiklerinde kalıplarda şekillendirilip bir yere dizilelim.
Ayrıca havuçları kavurmadan koyu bir şerbette iyice kıvam alıncaya kadar pişirip bir kalıba döküp soğutursak da havuç şekerleri elde edebiliriz. Neredeyse mermer kadar sertleşeceği için kesmek için ıslak testere bile istediğimiz sonucu vermeyebilir.
Normal bıçak kullanınca şekerin alacağı hali görüyorsunuz -_-
ama pes etmek yok! Ben bir kaç parça düzgünümsü küp çıkarabildiysem... İmkansız diye bir şey yoktur!
Bir de şöyle bir şey var; bisküvili hamuru ince açıp ortasına elma rendesinin kavrulup şekerlenmiş hali olan harcı döküp rulo yapıp keserek başka garip şekerleme elde etmiş oluyoruz :D
Normal tarifimize dönecek olursak;
Çikolataları çok düşük ısıda eritelim, şekillenmiş tatlıları yavaşça erimiş çikolataya bırakalım ve içine batıralım. Çatalla alttan desteklenerek çikolatadan çıkaralım tatlıları, çatalın kenarı çikolata tabağına pıt pıt pıt vurularak fazlasını geri döktürelim.
Çikolata kaplanmış olan tatlılarımızı yağlı kağıt üzerine usulca bırakıp donana kadar bekleyelim. Direk dolaba koyamayız, cıss! Çikolatanın normal ısıda yavaşça donması gereklidir. Bunun için sabırla bekleyelim. Büyük ihtimalle sonuncusunu yapana kadar ilki donmuş olacaktır zaten :D
Çeşitli tarzları denemekte serbestiz.
Ne de olsa hastayız biz, çikolata hastaları...
:D
(dilimlenmiş badem, fıstık ve Hindistan ceviziyle)
Afiyet, çikolata, havuç olsun!
Dilediğiniz gibi paketleyip istediğiniz özel günde sevdiğiniz herkese hediye edebilirsiniz ;)
Bu da benden çikolataya gelsin :) Seni bırakamam :D MBLAQ